Sitemizin sağlık profesyonellerine özel sayfalarında ürün ve hizmetlerimizle ilgili detaylı bilgiler yer almaktadır. Bu bilgiler yalnızca hekim, eczacı, diş hekimi, hemşire gibi sağlık çalışanlarına yönelik olup, sağlık çalışanları haricindeki kişiler bu bilgileri doğru yorumlayamayacakları için bu bölümlere girmemeleri önerilmektedir.

"Sağlık Profesyonellerine Özel" bölümüne girmek için lütfen bir sağlık çalışanı olduğunuzu onaylayınız.
 
   
| | | | | |
Erişkinlerde Bağışıklama
 

Hepatit B virüsü (HBV), hepatit B’li kişilerin kan veya vücut sıvıları yoluyla bulaşır. HBV en yoğun olarak kanda ve yaralardaki sıvılarda bulunur. Yine vajinal sıvıda ve spermde de HBV virüsü orta yoğunlukta bulunur. HBV hava yolu, yiyecek veya su ile bulaşmaz.

HBV’nin esas bulaşma yolları arasında cinsel ilişki ile, doğumda hepatit B’li anneden bebeğine ve ilaç bağımlıları arasında bulaş bulunmaktadır. Doğum sırasında hepatit B taşıyan annenin kan ve vücut sıvıları ile temas eden bebeğe hastalık bulaşmaktadır. HBV emzirme ile bulaşmamaktadır.

HEPATIT B VIRÜSÜ

  • Hepadnaviridae ailesindendir
  • Birçok antijenik yapısı vardır
  • Oda ısısında bulaşıcılığı 7 günden uzun sürer
  • İnsan bilinen tek konaktır

Çocuklukta hepatit B’nin bulaşması mümkündür. Erken çocukluk dönemindeki hepatit B evde kronik taşıyıcı bulunması durumunda bulaşabilmektedir. Kreş ve okullarda da bulaş olmaktadır. Erken çocukluk dönemindeki bulaşma hepatit B’li kişilerin kan ve vücut
sıvıları yoluyla (örneği herhangi bir yaralanma durumunda veya ciltte bir yara olması durumunda) temas ile oluşur. HBV yiyeceklerin ağızda çiğnenerek bebeklere verilmesiyle ve hepatit B virüsünü taşıyan kişilerin özel eşyalarının ortak kullanılmasıyla (jilet, diş fırçası gibi) bulaşır. Hepatit B virüsü vücut dışında en az 7 gün boyunca canlılığını devam ettirir ve görüntüde kan olmasa bile virüs bulaştığı nesnelerin üzerinde canlılığını sürdürür.
Hepatit B’nin bulaşma riski, HIV virüsünün bulaşma riskinden 50-100 kat daha fazladır. Hepatit B bulaşan kişilerin yaklaşık yarısına yakınında yukarıda sayılan bulaşma yollarından birisi bulunmamaktadır ve hepatit B’nin nasıl bulaştığı tespit edilememektedir.

Hepatit B’nin kuluçka dönemi 6 hafta ile 6 ay arasında değişmektedir. Hepatit B geçiren erişkinlerin en az %50’sinde belirti görülmez. Hepatit B geçiren 5 yaşın altındaki çocuklar nadiren belirti gösterirler. Hepatit geçirmekte olan kişilerde bulantı, iştahsızlık, yorgunluk, kas, eklem veya mide ağrısı, ateş, ishal veya kusma, baş ağrısı, koyu renk idrar, açık renkli dışkı ve ciltte ve gözlerin beyaz kısmında sarımsı renk görülebilir.

Hepatit B çok ciddi bir hastalıktır. Akut hepatit bulguları olan bir kişi genellikle oldukça hasta hisseder ve hastaneye yatırılması gerekebilir. Erişkinlerin %90-95’i hastalıktan sonra iyileşirler ancak yorgunluk ve genel durumun zayıflığı aylarca devam edebilir. Ek olarak hepatit B ile enfekte olan küçük bebeklerin %90’ı, çocukların %30-60’ı ve erişkinlerin %5’i hepatit B enfeksiyonunu yenemez ve virüsü vücutlarından uzaklaştıramazlar. Bu kişilerde hepatit B enfeksiyonu kronik olarak devam eder ve taşıyıcı olarak adlandırılırlar.

Kronik hepatit B taşıyıcısı olan kişiler hastalığı başkalarına bulaştırabilirler. Bu kişilerin büyük kısmı kendilerini hasta hissetmedikleri için hepatit B virüsünü aldıklarından ve taşıdıklarından haberleri olmaz. Bu kişiler ileride siroz, karaciğer yetmezliği ve karaciğer kanseri gibi hastalıkların gelişmesi açısından da risk altındadırlar.

HEPATIT B VIRUS INFEKSIYONU

  • Dünyada 350 milyondan fazla kişi infektedir
  • Kronik hepatit ve siroza neden olmaktadır
  • Hepatosellüler kanser vakalarının

% 80’den fazlasına neden olmaktadır.

Kronik hepatit B enfeksiyonu geçirenlerin yaklaşık %15-25’inde sonuçta ciddi karaciğer hastalığı gelişir. Kronik hepatit B hastalığı hepatit B’ye bağlı kronik hastalık, siroz, karaciğer yetmezliği ve karaciğer kanseri gibi hastalıklardan ve ölümlerden sorumludur. Kişiler genç yaşta hepatit B’ye yakalanırlarsa bu tarz bir karaciğer hastalığı genellikle orta yaşa kadar ortaya çıkmaz.

Kronik hepatit B enfeksiyonu sonucunda oluşan hastalıklar tüm dünyada büyük bir problemdir. Tüm dünyada yaklaşık 350 milyon kişi kronik hepatit B hastasıdır ve her yıl bu kişilerin 500.000-750.000’i karaciğer yetmezliği veya karaciğer kanseri nedeniyle hayatını kaybetmektedir.

Hepatit B tanısı kesin olarak sadece kan testi ile konabilir. Kan testi kişinin hepatit B enfeksiyonunun yeni mi yoksa eski mi olduğunu da gösterir. Test eğer kişinin geçmişte enfekte olduğunu (eski bir enfeksiyon) gösteriyorsa, aynı zamanda bu hastalığa karşı koruyucu antikorlar geliştirip geliştirmediğini (hastalığı yenip bağışıklık cevabı oluşturup oluşturmadığını) veya vücutlarında virüsü hala taşıyıp taşımadıklarını ve kronik enfeksiyonları olup olmadığını gösterir.

Akut hepatit B hastalığının tedavisi yoktur. Kronik hepatit B enfeksiyonunda kullanılabilen ve faydalı olabilen üç tedavi yöntemi (pegile interferon, lamivudine ve adefovir) vardır. Ancak bu tedavi yöntemleri pahalıdır, herkese uygulanamamaktadır ve yan etkiler nedeniyle hasta kompliyansı (uyumu) düşüktür.

Akut veya kronik hepatit B geçirmekte olan bir kişi kanında hepatit B virüsü bulunduğu sürece hastalığı bulaştırabilir. Bir kişinin kanında virüs bulunup bulunmadığı ise sadece kan testi ile anlaşılabilir. Hepatit B virüsünü taşıdıklarını bilen kişiler virüsü başkalarına bulaştırmamak için çok dikkatli olmalıdırlar. Bu kişilerin aileleri, aynı evde yaşayan kişiler ve cinsel partnerleri mutlaka hepatit B’ye karşı aşılanmalıdırlar. Hepatit B virüsünü taşıyan kişiler kan vermemeli, diş fırçası, jilet ve diğer kişisel bakım ürünlerini başkaları ile paylaşmamalıdırlar. Hepatit B virüsünü vücutlarında taşıyan anneler ve diğer kişiler bebeklere ağızlarında çiğnedikleri yiyecekleri vermemelidirler. Hepatit B hapşırma, sarılma, öksürme, yiyecek ve su, çatal, bıçak, tabak veya bardak vs. paylaşımı ile bulaşmaz. Kronik hepatit B enfeksiyonu olan kişiler işten, okuldan, kreşten uzak kalmak zorunda değildirler.

Akut veya kronik hepatit B geçirmekte olan bir kişi kanında hepatit B virüsü bulunduğu sürece hastalığı bulaştırabilir. Bir kişinin kanında virüs bulunup bulunmadığı ise sadece kan testi ile anlaşılabilir. Hepatit B virüsünü taşıdıklarını bilen kişiler virüsü başkalarına bulaştırmamak için çok dikkatli olmalıdırlar. Bu kişilerin aileleri, aynı evde yaşayan kişiler ve cinsel partnerleri mutlaka hepatit B’ye karşı aşılanmalıdırlar. Hepatit B virüsünü taşıyan kişiler kan vermemeli, diş fırçası, jilet ve diğer kişisel bakım ürünlerini başkaları ile paylaşmamalıdırlar. Hepatit B virüsünü vücutlarında taşıyan anneler ve diğer kişiler bebeklere ağızlarında çiğnedikleri yiyecekleri vermemelidirler. Hepatit B hapşırma, sarılma, öksürme, yiyecek ve su, çatal, bıçak, tabak veya bardak vs. paylaşımı ile bulaşmaz. Kronik hepatit B enfeksiyonu olan kişiler işten, okuldan, kreşten uzak kalmak zorunda değildirler.

Eğer hepatit B aşısı yaptırmamış bir kişi hepatit B virüsünü taşıyan bir kişinin kan veya diğer vücut sıvıları ile temas ederse, en kısa zamanda hepatit B aşısının ilk dozunu ve hepatit B immünglobulini (hepatit B virüsüne karşı koruyucu antikorlar içeren kan ürünü) almalıdır. Bu ilk uygulamayı takiben diğer hepatit B aşısı dozlarını da tamamlamalıdır.

Hepatit B hastalığı birden fazla kez geçirilmez. Eğer akut hepatit B enfeksiyonu geçirdiyseniz ve kanınızda hepatit B virüsüne karşı koruyucu antikorlar oluştuysa bu sizin hastalığa karşı bağışıklık kazanmış olduğunuzu gösterir ve tekrar hepatit B enfeksiyonu geçirmenizi engeller.

Geri İleri