|
Mültecilerin ve göçmenlerin çocuklarında enfeksiyon hastalıklarının önlenmesi
özel sorunlar doğurur, çünkü bu çocukların temas etmiş olduğu hastalıklar ve
aşılama uygulamaları anayurtlarına özgündür. 1996’da Göç ve Vatandaşlaştırma
Yasasına (INA) yeni bir alt bölüm eklenmiştir ve buna göre kalıcı oturum için
göçmen vizesi başvurusunda bulunanlardan göç etmeden önce CDC’nin Aşılama
Uygulamaları Danışma Komitesinin önerdiği tüm aşıları olduklarına ilişkin belge
istenmektedir. Bu yasalar günümüzde Amerika Birleşik Devletleri’ne giren tüm
göçmen çocuklara uygulanırken, uluslar arası düzeyde evlat edinilenlerde geçici
olarak yurt dışında aşılanma zorunluluğu aranmamaktadır. Bu durumda, evlat
edinen kişiler çocuk Amerika Birleşik Devletlerine varır varmaz CDC aşılama
zorunluluklarını yerine getirme niyetinde olduklarına dair bir taahhütname
imzalamak zorundadır. Mülteciler Amerika Birleşik Devletleri’ne ilk girişlerinde
INA aşılanma zorunluluklarına uymakla yükümlü değildirler, fakat genelde
girişten 3 yıl sonra yapılan kalıcı oturum başvurusu sırasında aşılandıklarına
dair kanıtları sunmalıdırlar.
Mülteci kamplarında birkaç ay ya da daha fazla kalan mülteci çocuklarına
genellikle tıbbi hizmetler ulaşır ve belli aşılar da yapılır, ancak Amerika
Birleşik Devletleri’ne vardıklarında genellikle aşılı değildirler. Yazılı aşı
belgesi kayıtlarına ile kanıtlandığı üzere yaşlarına göre güncel aşılanma
yapılmamış olan mülteci çocukları, yaşlarına uygun endikasyondaki aşıları eş
zamanlı biçimde olmak zorundadırlar.
----------------------
* Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri. Suçiçeğinin önlenmesi: Aşılama
Uygulamaları Danışma Komitesinin (ACIP) önerileri.
MMWR Morb Mortal Wkly Rep, 1996; 45 (RR-11):1-36 ve Suçiçeğinin önlenmesi:
Aşılama Uygulamaları Danışma Komitesinin (ACIP) güncel önerileri.
MMWR Morb Mortal Wkly Rep 1999; 48(RR-6):1-5
† Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri. Amerika Birleşik Devletlerinde
tüberkülozun önlenmesinde ve kontrolünde BCG aşısının rolü: Tüberkülozla Savaş
Danışma Konseyi ve Aşılama Uygulamaları Danışma Komitesinin ortak açıklaması.
MMWR Morb Mortal Wkly Rep. 1996;45 (RR-4):1-18
----------------------
Tüberküloz mülteciler ve göçmenler için önemli bir toplum sağlığı sorunudur.
Geçen on yıl içinde Amerika Birleşik Devletleri’ndeki oldukça fazla sayıdaki
yeni tüberküloz olgusunun giderek artan oranını mülteciler ve göçmenler
oluşturmaktadır.
Hepatit B’nin endemik olduğu bölgelerden, özellikle doğu Asya ve Afrika’dan
gelen mülteciler ve göçmenler seroloji yoluyla HBsAg taramasından
geçirilmelidirler. HBsAg taşıyıcılarının büyük çoğunluğu asemptomatiktir ve
bulaşma tüm çocuklara ve her yaştan hastalığa duyarlı hane halkına HBV aşısı
yapılması ile sınırlandırılabilir. Aktif ve pasif immünoprofilaksi gereken
bebeklerin saptanması için tüm gebe mülteci ve göçmen kadınlarda serolojik
tarama yapılmalıdır. Endemik bölgelerden gelen göçmen popülasyonlarında,
ailesinde bilinen bir taşıyıcı olmayan okul öncesi ve ilk okulun erken dönemi
çağlarındaki çocuklarda bu enfeksiyonun kişiden kişiye (horizontal)
bulaşabildiği kanıtlanmıştır.
Ana başlıklar için tıklayınız...
|