Bize Ulaşın Site İçi Arama

Sağlık Hizmeti Görevlileri*


Görevleri gereği bulaşıcı hastalıkları olan hastalar ile temas eden erişkinler aşı ile önlenebilir hastalıklara yakalanma ve eğer enfekte iseler bu hastalıkları hastalarına bulaştırma bakımından yüksek risk altındadırlar. Huzurevi benzeri kurumlardaki ve sağlık hizmeti görevlerinde bulunan doktor, hemşire, öğrenci ve yardımcı personel gibi görevliler uygun aşılanma yoluyla kendilerini ve hastalıklara duyarlı hastaları korumalıdırlar. Bu politikaların uygulanmasında doktorlar, hastaneler ve sağlık okulları en temel rolü oynamalıdır. Çocuklara sağlık hizmetleri verilmesinden sorumlu kişiler için özel dikkat konusu olan aşı ile önlenebilir hastalıklar şunlardır:


  • Kızamıkçık. Sağlık personeli arasında kızamıkçık salgınları ortaya çıktığı bildirilmiştir. Hastalık erişkinlerde hafif seyirli olmakla birlikte fetus için risk söz konusu olması her iki cinsiyetten hastane personelinde kızamıkçığa karşı bağışık olunduğunun belgelenmesini gerektirmektedir. Kızamıkçık enfeksiyonu riskinin artmış olduğu sağlık personeli şunlardır: çocuk hastalıkları kliniğindeki hastane personeli, pediatri ve (acil bölümü dahil) kadın doğum polikliniklerinde çalışan hemşire ve doktorlar ve gebe kadınlar ile karşılaşılan bütün sağlık hizmeti alanlarında çalışan personel. Kişiler yalnızca serolojik testler temelinde ya da 12 aylık veya daha büyük iken kızamıkçık aşısı olduklarına ilişkin belgeye dayalı kanıt olduğunda bağışık kabul edilirler; kızamıkçık öyküsü güvenilir değildir, bağışıklık durumunu saptamak için kullanılamaz. Tüm duyarlı kişiler, gebe kadınlar ile ilk ve daha sonraki temaslarından önce MMR ile (veya kızamık ve kabakulak hastalıklarına karşı bağışık olunduğu kanıtlanırsa monokomponent aşı ile) aşılanmalıdırlar.


    1957’den önce doğmuş olmak kızamıkçığa karşı bağışık olunduğuna dair kabul edilebilir bir kanıt  olmasına karşın, sağlık kuruluşları 1957’den önce doğan fakat kızamıkçığa karşı bağışık olduğuna ilişkin laboratuar kanıt bulunmayan aşılanmamış kadın sağlık personelden bir doz MMR aşısı olmalarını istemektedir. 1957’den önce doğan ve hamile kalabilecek olan kadın sağlık personeli için kızamıkçık aşısı olmak ya da kızamıkçığa karşı bağışık bulunduğuna ilişkin laboratuar kanıt sağlamak özellikle önemlidir.


  • Kızamık. Sağlık personelinde kızamık hastalığı varlığı salgınlar sırasında bu hastalığın yayılmasına katkıda bulunmaktadır, doğrudan hasta ile temasta bulunacak olan 1956’dan sonra doğan sağlık personeli için kızamığa karşı bağışık olunduğunun kanıtlanması gereklidir. Doktor tarafından saptanmış hastalık öyküsü, antikorun pozitif olduğu serolojik test ya da bir yaşından sonra iki doz canlı virus kızamık aşısı olunduğunun belgelenmesi ile kanıt sağlanmış olur. 1957’den önce doğmuş olan işçiler genellikle kızamığa karşı bağışık kabul edilirler. Ancak, bu yaş grubundaki sağlık personelinde de kızamık görülmüş olduğu için, özellikle kızamık bulaşmasının devam etmekte olduğu topluluklarda olmak üzere, kızamığa karşı bağışık olduğuna ilişkin kanıt bulunmayan işçilere sağlık kuruluşları en az tek doz kızamık içeren aşı uygulamalıdır.


  • Kabakulak. Sağlık kuruluşlarında kabakulak hastalığının bulaşması işleri aksatıcı ve maliyetli olabilir. 1957’den önce doğan erişkinler genellikle kabakulak hastalığına karşı bağışık kabul edilirler; 1957 ya da daha sonra doğanlar ise ilk doğum günlerinden sonra tek doz kabakulak aşısı almışlar ya da bağışıklık varlığına dair laboratuar kanıt bulunduruyor iseler hastalığa karşı bağışık kabul edilirler.


  • Hepatit B. Kan veya kan içeren vücut sıvıları ile temas edecek olan doktorlar dahil tüm sağlık personeli için aşı önerilmektedir. ABD Çalışma Bakanlığı İş Güvenliği ve Sağlık Yönetimi işleri nedeniyle HBV ile temas edebilecek olan işçilerin masrafı işverene ait olmak üzere işveren tarafından aşılanmasını zorunlu kılan bir genelge yayınlamıştır.


  • Grip. Kronik kardiyovasküler veya pulmoner hastalıkları bulunanlar dahil belli hasta grupları ağır ya da komplike grip enfeksiyonu bakımından yüksek risk altındadırlar. Tıp personeli hastalığı hastalara bulaştırabileceğinden ve nozokomiyal salgınlar ortaya çıkabileceğinden, her güz mevsiminde hastane personeli ve diğer sağlık hizmetlileri için grip aşılama programları düzenlenmelidir. 6 aydan küçük çocuklar için aşılama önerilmediğinden kreş ve çocuk bakım evlerinde çalışan personel de aşılanmalıdır.


  • Suçiçeği. Bütün duyarlı sağlık personelinin suçiçeğine karşı bağışık olması sağlanmalıdır. Sağlık kuruluşlarında, suçiçeği öyküsü bulunmayan ya da kuşkulu olan kişilere serolojik test uygulanması maliyet etkin bir uygulamadır. Duyarlı kişilere suçiçeği aşısı yapılması ACIP ve CDC tarafından önerilmektedir.*

  • Bazen kızamık, kabakulak, kızamıkçık, suçiçeği veya HBV aşısı olan bu hastalıklara duyarlı sağlık personelinde bu antijenlerden bir ya da daha fazlasına karşı serolojik bağışıklık kanıtı ortaya çıkmamaktadır. Bu durumlarda, serolojik testten 4-6 hafta sonra ek bir doz (veya 1-3 ek HBV aşı dozu) aşı daha verilebilir. Yine bağışıklık gelişmezse daha fazla aşı yapmanın bağışıklığı indüklemesi pek olası değildir.

  • Tüberküloz. Kapsamlı enfeksiyon kontrol önlemleri, düzenli tüberkülin deri testi ve endike olduğunda antitüberküloz tedavi uygulanması sağlık personeli arasında tüberkülozun önlenmesi ve kontrolüne yönelik olarak önerilen stratejilerdir. Pek çok durumda personelin BCG ise aşılanması önerilmemektedir. Güncel CDC önerilerine göre, BCG aşılaması dirençli organizmaların bulaşmasının olası olduğu durumlarda, çoklu ilaca dirençli Mycobacterium tuberculosis enfeksiyonu prevalansının yüksek olduğu ortamlarda ve M tuberculosis bulaşmasına karşı kapsamlı enfeksiyon kontrol önlemlerinin uygulandığı ve başarısız olduğu kuruluşlarda tek tek bireysel temelde düşünülmelidir.†






Ana başlıklar için tıklayınız...
Son Güncelleme; Nisan 14,2004
Copyright © 1999 - 2005 sanofi pasteur Türkiye. Her hakkı saklıdır.