|
Hepatit B Hastalığı
Hepatit B, bir karaciğer hastalığıdır. Çeşitli hepatit tiplerinden (örneğin hepatit A, hepatit B, hepatit C gibi) biridir. Birbirlerinden farklı olan bu gibi virüslerin ortak noktası, tümünün de karaciğerde etkili olmasıdır (“hepatit” deyimi, eski Yunanca “karaciğer” ve “iltihaplanma” kelimelerinden türetilmiştir).
Hepatit B’nin etkeni, bir virüstür. Hepatit B virüsüyle enfekte olan insanların bazıları, hiçbir zaman hastalık belirtileri göstermezler; diğerlerindeki hastalık belirtileri ise ise haftalarca devam edebilir. Hepatit B hastalığının belirtilerinden bazıları:
iştah kaybı ve yorgunluk,
. kaslarda, eklemlerde veya midede ağrı
. ishal veya kusma,
. derinin veya göz aklarının sararması (sarılık).
Belirtileri haftalarca devam ettikten sonra iyileşen hastalar, “akut” hepatit B vakalarıdır. Bazı hepatit B vakaları, hiçbir zaman iyileşmez; bunlardaki hastalık, “kronik” (uzun süreli) hepatit B’dir. Söz konusu insanlar, yaşamlarının geriye kalan bölümünde kanlarında olasılıkla virüs taşır (taşıyıcı olarak adlandırılır) ve bu virüsü diğer insanlara bulaştırabilir.
Kronik hepatit B vakalarının birçoğunda siroz (karaciğerin nedbeleşmesi) veya karaciğer kanseri gibi ciddi sağlık sorunları gelişir. Aslında bütün dünyadaki karaciğer kanserlerinin neredeyse tümünden, hepatit B virüsü sorumludur. Yalnızca sadece Amerika’daki kronik hepatit B vakalarının sayısı bile 1 milyondan fazladır. Amerika’da 1996 yılında hepatit B virüsü, 200 000 kişiye bulaşmıştır ve yine bu ülkede her yıl 4 000-5 000 kişi, hepatit B nedeniyle ölmektedir.
Hepatit B virüsü, bu virüsü taşıyan insanların kanıyla veya diğer vücut sıvılarıyla temas sonucu bulaşır. Hepatit B virüsünü taşıyan ya da hasta olan kişilerle korunmaksızın cinsel ilişkide bulunanlar, aynı enjektör iğnelerini, tıraş bıçağı, diş fırçası gibi aynı kişisel gereçleri kullananlar, bu virüsü alabilir. Hepatit B virüsü doktorlara, hemşirelere ve diğer sağlık personeline; vücutlarında hepatit B virüsünü taşıyan hastaların kanıyla temas yoluyla bulaşabilir. Kanla temas edebilen diğer meslek sahipleri; örneğin polisler, itfaiyeciler ve yardımcı tıp personeli de risk altındadır.
Öyleyse; cinsel ilişkide bulunmadıkları, uyuşturucu ilaç kullanmadıkları, hemşire ya da polis memuru olmadıkları halde çocuklarımızda niçin hepatit B aşısı uyguluyoruz? Bunun önemli bir nedeni hepatit B enfeksiyonunun, bebeklere de bulaşabilmesidir. Eğer bir anne kronik hepatit B vakası ise, bebeği de bu virüsü taşıyarak doğar. Hemen aşılanmazlarsa, bu bebeklerin de çok büyük bölümü kronik hepatit B vakası olabilir ve hepatit B virüsünü almış olan her 4 bebekten biri, siroz ya da karaciğer kanseri nedeniyle ölür. Ayrıca bu virüs çocuklara, hepatit B ile enfekte çocukların veya erişkinlerin kanlarıyla, tükürükleriyle veya diğer vücut sıvılarıyla temas sonucu da bulaşabilir. Ayrıca şimdiye kadar hepatit B bulaşan hastaların yarısında bulaş yolu ortaya çıkarılamamıştır. Bu nedenle yukarıda sayılan risk gruplarında olmadığı halde hastalık bulaşabilmektedir. Bu nedenle aşılama hiçbir çocukta ihmal edilmemelidir.
Hepatit B Aşısı
3 doz hepatit B aşısı yaptırarak, çocuklarınızı hepatit B’den koruyabilirsiniz. Yenidoğan, anneleri hepatit B virüsüyle enfekte olmuş ya da annenin hepatit B virüsünü taşıyıp taşımadığının bilinmediği (test yapılmamış) bebeklerde ilk aşının doğumu izleyen 12 saat içerisinde, ikinci aşının bebek 1-2 aylıkken, üçüncü aşının bebek 6 aylıkken yapılması gerekir. Diğer bebeklerde ise ilk doz, doğumdan hemen sonrasıyla ikinci ay arasında, ikinci doz bebek 1-4 aylıkken, üçüncü doz ise bebek 6-18 aylıkken verilebilir. İdeal olarak bebeklere hepatit B aşısının doğumda başlanması önerilmektedir.
Not: Enfekte annelerden doğan bebeklere, doğumu izleyen ilk 12 saat içerisinde ayrıca Hepatit B İmmün Globülini de (hepatit B antikorları) verilmelidir. Yine bu bebekler ayrıca 9-15 aylık olduklarında, aşının işe yaradığının ve kronik hepatit B enfeksiyonu bulunmadığının doğrulanması amacıyla kontrol edilmelidir.
Birinci dozu takiben ikinci doz en az 2 ay, üçüncü doz ise yine birinci dozdan en az 4 ay geçtikten sonra verilmelidir. Bunların en iyi uygulanma zamanını doktorunuz veya kliniğiniz size bildirecektir. İkinci veya üçüncü dozu geç uygular ya da hiç uygulamazsanız, aşı programına yeniden başlamanız gerekmez; yalnızca, gecikilen ya da unutulan dozu mümkün olduğunca erken uygulayın ve daha sonra da aşı programına eskisi gibi devam edin. Üçüncü dozdan sonra hemen bütün çocuklar bağışıklık kazanır ve rapel dozlarına ihtiyaç duyulmaz.
Hepatit B İmmünizasyonunun Yan Etkileri
Hepatit B aşısı, son derece güvenlidir. Bazı çocuklarda (aşılananların %3-9’unda) aşı yerinde bazen acı hissedilebilir; çocukların %6 kadarının ise ateş hafifçe yükselir. Çocukların %20’ye varan bölümünde yorgunluk veya irritasyon görülebilir. Daha ciddi reaksiyonlar, ileri derecede enderdir.
Bütün aşılar veya ilaçlar gibi hepatit A aşısı da, içerisindekilere karşı allerjisi olan insanlarda ciddi reaksiyonlara teorik olarak yol açabilir. Ancak, çocuklarda uygulanan aşılara karşı şiddetli allerjik reaksiyon gelişmesi, ileri derecede ender (her 1 milyon dozda yaklaşık 1) görülür ve aşıya karşı gelişebilecek allerjik reaksiyon nedeniyle ölen hiçbir çocuk bilinmemektedir.
Önlemler
Doktorun bir çocukta hepatit B aşısını geciktirmesine veya hiç uygulamamasına yol açabilecek çeşitli nedenler vardır:
· Bir doz hepatit B aşısı sonrasında şiddetli (yaşamı tehlikeye sokan) allerjik reaksiyon gelişen bir çocukta, daha başka bir doz uygulanmamalıdır.
· Hepatit B aşısının ya diğer herhangi bir aşının yapılması planlanan günde orta veya ileri derecede şiddetli herhangi bir hastalığı olan bir çocukta aşı uygulanması, iyileşinceye kadar olasılıkla ertelenmelidir.
Hepatit B Aşısından Sonra. . .
Hepatit B aşısından (veya herhangi bir aşıdan) sonra çocuğunuzda herhangi bir ciddi ya da alışılmadık reaksiyon gelişirse, hemen bir doktor çağırın veya çocuğunuzu doktora götürünüz.
Hepatit B hastalığı ile ilgili sık sorulan soruları görmek için tıklayınız.
|