Bize Ulaşın Site İçi Arama

TETANOZ


 Hastalık

Tetanoza yol açan bakteri vücuda, derideki kesiklerden girer. Bir iğne deliğinden ya da çizikten bile girebilen bakteri, çivi veya bıçak gibi aletlerin meydana getirdiği derin yaraları, kesikleri daha çok tercih eder. Tetanoz çocuklara; şiddetli yanıkları, kulak enfeksiyonlarını, diş enfeksiyonlarını veya hayvan ısırıklarını takiben de bulaşabilir. Paslı çiviler çoğu zaman, tetanoz nedeni olarak suçlanır ama hastalığın nedeni çivideki pas değil, tetanoz bakterisidir. Tetanoz size paslı çividen olduğu kadar, parlak, lekesiz bir çividen de bulaşabilir.

    Tetanoz bakterisi herhangi bir ortamda yaşayabilirse de genellikle toprakta, tozlarda ve gübrede bulunur. Bakterinin, derideki bir yaradan geçerek vücuda girmesinin ardından ilk semptomlar 3 günle 3 hafta arasında değişen bir süre (genellikle 8 gün) geçtikten sonra ortaya çıkar ve genellikle baş ağrısı, huysuzluk ve çene kaslarında spazm şeklindedir.

    Difteriye yol açan bakteri gibi tetanoz bakterisi de vücutta bir toksin (zehir) yapabilir. Bu toksin vücutta yayıldıkça boyun, kol, bacak ve mide kaslarında spazmlara neden olur; çocuğun kemiklerinin kırılmasıyla sonuçlanabilecek derecede güçlü kas spazmlarına yol açar. Tetanozlu çocukların yoğun bakım servisinde haftalarca tedavi görmesi gerekebilir. Tetanoz günümüzde enderdir ve örneğin ABD’de her yıl 50 kadar vaka bildirilmekte, ama tetanoza yakalanan her 3 hastadan biri, ne yazık ki ölmektedir.



Tetanoz İmmünizasyonu

     Tetanoz aşısı da difteri aşısı gibi vücudu bakterinin toksinlerine karşı koruyan bir toksoiddir. 


   Tetanoz toksoidi ilk olarak 1924’te imal edilmiştir. İkinci Dünya Savaşı sırasında orduda kullanılan bu aşı, 1940’ların sonlarında çocukluk döneminin rutin aşıları arasına girmiştir. O zamanlar ABD’de her yıl 400-500 tetanoz vakası bildirilmekteyken bu sayı 1970’lerin ortalarında 50-100’e, 1990’larda ise 40-50’ye düşmüştür.


   Tetanoz toksoidi çocuklara hemen her zaman için DTaP aşısı içerisinde, difteri ve boğmaca aşılarıyla birlikte verilir

DTaB AŞISI

 Difteri, Tetanoz ve asellüler Boğmaca Aşısı


   Çocuğunuza DTaB aşısı yaptırarak onu difteriden, tetanozdan ve boğmacadan koruyabilirsiniz. Aslında DTB veya DTaB aşıları, bir defada uygulanan Difteri, Tetanoz ve Boğmaca (Pertussis) olmak üzere üç ayrı aşıyı bir arada içerir.


   DTaP, DTP aşısının güncelleştirilmiş bir şeklidir. Bu aşının adındaki “a” harfi, dilimizde ‘hücresiz’ anlamını taşıyan ‘asellüler’ demektir ve aşıda boğmaca bakterisinin tamamının değil yalnızca bir bölümünün kullanıldığını ifade eder. Boğmaca hücresinin tamamının değil bazı bölümlerinin kullanılıyor olması ve yan etkilere neden olan bölümlerin ayrılmış olması nedeniyle DTaB aşısına bağlı yan etki görülme ihtimali DTB aşısına kıyasla daha azdır.


   Çocuğu en üst düzeyde koruma altına alabilmek için DTB veya DTaB aşısının 5 defa yapılmasına ihtiyaç vardır. Bunların ilk üçü, çocuk 2, 4 ve 6 aylıkken (ya da 2, 3 ve 4 aylıkken) uygulanmalıdır. Dördüncü aşı (rapel) çocuk 15-18 aylıkken, beşinci aşı (bir diğer rapel) çocuk 4-6 yaşındayken uygulanır. DTB veya DTaB aşısı bu şekilde uygulandığı zaman hemen bütün çocukları her 3 hastalığa karşı da korur. Bu programa uygun şekilde aşılanmış bir çocuk hastalansa bile bu hastalık olasılıkla, aşılanmamış çocuklardakinden çok daha hafif olacaktır.

 

DTaB aşısının Yan Etkileri

 

    DTaB aşısı olan çocukların üçte bire varan bölümünde aşı yerinde hassasiyet, ağrı, kızarıklık ve şişlik şeklinde lokal reaksiyonlar gelişir. Bu reaksiyonların görülme olasılığı ve şiddeti, ilk üç dozdan sonra değil de, dördüncü ve beşinci dozlardan sonra daha fazla olabilmektedir. Söz konusu reaksiyon gelişecekse, aşılanmayı izleyen ilk iki gün içerisinde ortaya çıkar. Bazı çocuklarda, dördüncü veya beşinci DTaB aşısının ardından, aşının yapıldığı kol ya da bacak tamamen şişebilir. Bu şişme, aşıyı izleyen ilk üç günde gelişir ve ardında herhangi bir etki bırakmaksızın, yaklaşık 4 gün devam eder.

    Ateş,DTB veya DTaB aşısının ardından oldukça sık görülebilen bir diğer reaksiyondur. Aşılanan her 20 çocuktan 1’ine varabilen oranlarda görülen bu reaksiyonda çocuğun ateşi, 38ºC’yi aşabilir; söz konusu reaksiyonun görülme olasılığı da diğerleri gibi, dördüncü veya beşinci dozdan sonra daha fazladır. Bunun gibi her 5 çocuktan yaklaşık birinde, aşıdan sonra 1-2 gün devam eden huysuzluk veya iştah kaybı, yaklaşık yarısında uyuşukluk görülebilmektedir.

 

    Bazı çocuklardaki yan etkiler, daha şiddetli olabilir. Her 3 000 çocuktan yaklaşık birinin ateşi, 40ºC’ye, hatta daha yükseğe çıkabilir. Ender olarak çocuk, aşılanmanın ardından 3 saat veya daha uzun bir süre devamlı ağlayabilir (bu çeşit sürekli ağlamanın sıklığı, çeşitli çalışmalarda her 900 çocukta 1 ile her 8 000 çocukta 1 arasında değişmektedir). Yaklaşık her 14 000 aşıda bir, kısa süreli nöbetler (konvülsiyonlar) gelişebilir ya da yine kısa süreli olmak üzere aksama/topallama veya renk solması görülebilir.

    DTB veya DTaB aşısını izleyebilen nöbetler genellikle aşının bizzat kendisine değil, yol açtığı ateş yükselmesine bağlıdır. Tıp dilinde “febril konvülsiyon” (ateş yükselmesinden kaynaklanan nöbet) adı verilen bu gibi nöbetler ortaya çıktıklarında telaşa neden olabilirlerse de kısa sürede sona erer ve çocuğa herhangi bir zarar vermez. Bazı uzmanlar aşıdan önce çocuğa, daha sonra ateşin yükselme (dolayısıyla febril konvülsiyon gelişme) olasılığını azaltmak için, aspirin dışında herhangi bir ağrı/ateş giderici (örneğin parasetamol içeren  bir ilaç) verilmesini önermektedir. Söz konusu ilaç, aşıyla birlikte, daha sonra da her 4-6 saatte bir verilebilir.

    DTB aşısı ise, olasılıkla boğmaca (pertussis) komponenti nedeniyle, DTaB aşısına kıyasla daha fazla yan etkiye sebep olabilmektedir. Bu DTB aşısına çeşitli yan etkilerin eşlik etmesi, gerçi diğer aşılara kıyasla daha sık görülür ama aşının sağladığı faydalar, bu küçük riskin kolayca göze alınmasına neden olacak kadar fazladır. DTB aşısı her ne kadar daha fazla oranda yan etkiye neden olsa da bütün dünyadaki difteri, tetanoz ve boğmaca hastalıklarının kontrol altına alınmasına büyük destek sağlamıştır. Söz konusu reaksiyonların DTaP aşısından sonra görülme olasılığı, yarı yarıya daha azdır.

    DTB veya DTaB aşısını izleyen ciddi reaksiyonlar, çok ender görülmüştür. Yıllar boyunca, DTB aşısının ardından kalıcı beyin hasarı gelişen birçok çocuk bildirilmiştir ama bu gibi vakaların sayısı çok az olduğundan, bu hasarın gerçek bir aşı reaksiyonu mu olduğunu, yoksa aşının ardından yalnızca rastlantı sonucu mu geliştiğini söylemek olanaksızdır. Bazı insanlar DTB veya DTaB aşılarının SIDS (ani bebek ölümü sendromu) nedeni olduğuna inanmaktadır ama yapılan çalışmalar, arada herhangi bir bağlantı bulunduğunu göstermemiştir. Hemen bütün uzmanlar ve bu arada bazı ülkelerdeki SIDS derneklerinde görev yapanlar söz konusu aşıların SIDS nedeni olmadığında hemfikirdir. DTB veya DTaB aşısından sonra bilinen herhangi bir ölüm yoktur.

 

Önlemler

 

    Daha önce de nöbet geliştiği ya da diğer sinir sistemi sorunları olduğu bilinen çocuklarda DTaB sonrası ciddi reaksiyonların görülme olasılığı hafifçe daha yüksektir ama söz konusu risk, yine de çok düşüktür.

 

    Doktorun bir çocukta DTaB aşısını geciktirmesine veya hiç uygulamamasına yol açabilecek çeşitli nedenler vardır:

 

·         Bir doz DTaB aşısı sonrasında şiddetli (yaşamı tehlikeye sokan) allerjik reaksiyon gelişen bir çocukta, daha başka bir doz uygulanmamalıdır.

·         Bir DTaB aşısı dozunu izleyen 7 gün içerisinde ensefalopati (bir çeşit beyin rahatsızlığı) gelişen bir çocukta daha sonra, boğmaca aşısı içeren hiçbir aşı yapılmamalıdır (DT aşısıyla ilgili aşağıdaki bilgiye bkz).

·         Bir DTaB aşısı dozunu izleyen 48 saat içerisinde ateşi 40,5 ºC’nin üzerine çıkan bir çocukta, boğmaca aşısı içeren başka bir doz, zorunluluk yoksa kullanılmamalıdır.

·         Bir DTaB aşısı dozunu izleyen 48 saat içerisinde şok tablosu ya da şoka benzer bir tablo gelişen bir çocukta, boğmaca aşısı içeren başka bir doz, zorunluluk yoksa kullanılmamalıdır.

·         Bir DTaB aşısı dozunu izleyen 48 saat içerisinde 3 saat boyunca veya daha uzun süre devamlı ağlayan bir çocukta, boğmaca aşısı içeren başka bir doz, zorunluluk yoksa kullanılmamalıdır.

·         Bir DTaB aşısı dozunu izleyen 3 gün içerisinde konvülsiyon (nöbet) gelişen bir çocukta, boğmaca aşısı içeren başka bir doz, zorunluluk yoksa kullanılmamalıdır.

·         DTaB aşısının ya diğer herhangi bir aşının yapılması planlanan günde orta veya ileri derecede şiddetli herhangi bir hastalığı olan bir çocukta aşı uygulanması, iyileşinceye kadar olasılıkla ertelenmelidir. 

 

NOT: Boğmaca aşısını da içerdiğini bildiğimiz DTaB aşısının uygulanmaması gereken çocuklarda, bunun yerine DT (difteri-tetanoz) aşısı yapılabilir – bkz aşağıdaki Benzer Aşılar. Bu konuda daha ayrıntılı bilgiyi, doktorunuzdan alabilirsiniz.

 

DTaP aşısından sonra . . .

 

    Çocuğunuzda herhangi bir ciddi ya da alışılmadık reaksiyon gelişirse, hemen bir doktor çağırın veya çocuğunuzu doktora götürün.

  



Benzer Aşılar

   
DTaP aşısına benzeyen diğer 2 aşı hakkında da bilgi sahibi olmanız gerekir. Bunlardan birincisi, Erişkin tip difteri tetanoz aşısı olarak adlandırılabilen difteri dozu azaltılmış olan Difteri, tetanoz
(Td) aşısıdır; en az 7 yaşında olan çocuklarda ve erişkinlerde kullanılan bu aşıda boğmaca aşısı  yoktur, ayrıca aşıdaki difteri toksoidi miktarı, DTaB’ye kıyasla daha azdır. Difteri ve tetanoz karşısında kazanılan bağışıklık, zamanla azalır ve korunmanın devam edebilmesi için her 10 yılda bir defa tek doz aşı “rapel” uygulamanız gerekir. İlk Td dozunun 11-12 veya 14-16 yaşındayken yapılması önerilir; bu aşı, daha sonra her 10 yılda bir tekrarlanmalıdır.

 

    Bilmeniz gereken ikinci aşının adı Difteri, tetanoz aşısıdır(DT) ve boğmaca aşısı içermez, yalnızca difteri ve tetanoz toksoidlerini içerir. Boğmaca aşısının yapılmaması gereken, 7 yaşından küçük çocuklarda kullanılır; bunlar genellikle, daha önceki bir DTaB dozunun ardından belirli reaksiyonlar gelişmiş olan çocuklardır. DT veya Td aşılarının yan etkileri seyrek görülür ve görülse bile aşı yerinde acı hissedilmesi ve hafif bir ateş şeklindedir.


Tetanoz hastalığı ile ilgili sık sorulan soruları görmek için tıklayınız


Bunları Biliyormuydunuz?

   Bulaşıcı olmaması nedeniyle tetanoz, bu kitapçıkta anlatılan diğer hastalıklardan farklıdır; tetanoz bakterisi insandan insana değil, dış ortamdan insana bulaşır.



Önemli Bilgiler
Sık Sorulan Sorular


Hastalıkla ilgili

·  Etkeni

·  Yayılımı

·  Belirtileri

·  Komplikasyonları

·  Tedavisi

·  Bulaşımı



Aşıyla ilgili

·  Aşının tipi

·  Nasıl uygulanır?

·  Kimler aşılanır?

·  Kaç doz uygulanır?

·  Aşı şeması

·  Güvenilirliği

·  Yan Etkileri

·  Etkinliği

·  Kimler aşılanmaz?

·  Hastalık yapar mı?



Son Güncelleme; Şubat 14,2005
Copyright © 1999 - 2005 sanofi pasteur Türkiye. Her hakkı saklıdır.