HIV enfeksiyon Mevcut canlı virüs aşılarının HIV ile enfekte çocuklarda kullanımına ilişkin veriler kısıtlıdır,
fakat BCG ve kızamık aşılarından sonra komplikasyonlar ortaya çıktığı bildirilmiştir. Aşırı
derecede bağışıklık yetersizliği olan bir çocukta kızamık aşısından bir yıl sonra aşı ile ilişkili
kızamık pnömonisi olgusu bildirilmiştir. HIV ile enfekte semptomatik çocuklarda %40’a
varan ölümler dahil ağır kızamık bildirimleri olduğu için asemptomatik fakat ağır bağışıklık
yetersizliği olmayan ve asemptomatik olan çocuklar da dahil HIV ile enfekte çocuklara çoğu durumda (KKK olarak) kızamık aşısı yapılması önerilmektedir. Uygun bağışıklık
yanıtı alabilme olasılığını artırmak için aşı 12 aylık ve üzerindeki çocuklara uygulanmalıdır.
Bir kızamık salgını durumunda, aşı 6-9 ay gibi daha küçük yaşlarda da verilebilir ancak
bunu 12. aydaki rutin olarak önerilen doz (veya ilk dozdan 1 ay [28 gün] sonraki bir doz)
izlemelidir. 12. aydaki aşılamadan sonra serokonversiyonu mümkün olduğunca çabuk indüklemek için ikinci doz 1 ay [28 gün] gibi erken bir süre sonra uygulanabilir. Ancak,
düşük CD4+ T lenfosit sayısı ya da toplam dolaşımdaki lenfosit sayısının azlığı olarak
tanımlanan aşırı derecede bağışıklık yetersizliği bulunan HIV enfeksiyonlu hastalarda
kızamık aşısı yapılmamalıdır.
Potansiyel riskler ve yararlar tartıldıktan sonra, asemptomatik ya da hafif semptomlu HIV
ile enfekte ve yaşa spesifik CD4+ T lenfositi %25 ya da daha üzerinde olan çocuklara suçiçeği aşısı uygulanması düşünülebilir.* Asemptomatik ya da semptomatik HIV enfeksiyonu
bulunan çocuklara DTaP, IPV, hepatit B ve Hib konjüge aşıları gibi diğer rutin
olarak önerilen çocukluk aşıları da, önerilen aşı takvimine uygun olarak yapılmalıdır. HIV
ile enfekte kişilere her yıl grip aşısı yapılması önerilmektedir. Yaşa ve aşıya spesifik önerilere
dikkat edilmesi kaydıyla pnömokok aşısı da endikedir. Rutin aşılamaların, çocukların
HIV RNA viral yükü üzerindeki etkisine ilişkin veriler kısıtlıdır. Erişkinlerdeki bazı çalışmalar
grip ve pnömokok aşılarından sonra HIV RNA düzeylerinde geçici artış olduğunu
gösterirken, bazılarında ise böyle bir artış gözlenmemiştir. Bu geçici artışın hastalığın ilerlemesini
artırdığına ilişkin hiçbir kanıt yoktur. Çocuklarda yapılan bir çalışmada grip ya
da DTB (difteri ve tetanoz toksoidleri ve boğmaca) aşılarından sonra HIV RNA düzeylerinde
herhangi bir artış gözlenmemiştir, öte yandan bir diğer çalışmada grip aşısı verilen
16 çocuğun 5’inin viral yükünde geçici bir artış gözlenmiştir. Tüm rutin aşıların verildiği
bebeklerde ve çocuklarda bu konu ile ilgili ek çalışmalar yapılması gerekmektedir.
Amerika Birleşik Devletleri’nde, HIV ile enfekte hastalarda BCG kontrendikedir. Tüberküloz
insidansının yüksek olduğu dünyanın diğer bölgelerinde, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ)
asemptomatik olan HIV ile enfekte çocuklara BCG verilmesini önermektedir.
Rutin aşılamadan önce HIV ile enfekte asemptomatik çocukların saptanması için rutin
ya da geniş taramalar yapılması önerilmemektedir. HIV enfeksiyonunun klinik belirtilerini
göstermeyen ya da HIV enfeksiyonu bakımından bilinen risk faktörlerini taşımayançocuklar rutin çocukluk aşı takvimi önerilerine uygun olarak aşılanmalıdır.
HIV ile enfekte olan çocukların aşı antijenlerine yanıt verme olasılığı aşılama zamanındaki
immünosupresyonun derecesi ile ilişkili olduğundan ve yetersiz olabileceğinden, bu çocuklar uygun aşılamadan sonra bile, yakın bir süre önce yapılan serolojik bir test yeterli
antikor konsantrasyonu varlığını göstermediği sürece, bu çocuklar aşı ile önlenebilir
hastalıklara duyarlı kabul edilmelidirler. Bu nedenle, bu hastalıklarla temas sonrasında,önerilen aşılar çocuğa daha önce yapılmış olsa bile, pasif immonoprofilaksi ya da kemoprofilaksi
uygulanması düşünülmelidir.
Aşı-tipi Varisella zoster virüsü sağlıklı kişilerden çok ender olarak bulaşır. Bu nedenle,
HIV ile enfekte kişilerin hane halkı üyeleri canlı virüs su çiçeği aşısı ile aşılanabilir. Döküntü gelişmemiş olan sağlıklı çocuklarda aşılamadan sonra herhangi bir önlem alınması gerekli
değildir.
Aşı uygulandıktan sonra döküntü gelişmiş olan kişiler döküntü süresince bağışıklığı
yetersiz olan hastalığa duyarlı kişi ile doğrudan temastan kaçınmalıdır. Bağışıklığı yetersiz
kişide temastan sonra su çiçeği gelişirse bile hafif olacaktır ve bulaşmanın önlenmesi için
ZVIG kullanılmasına gerek yoktur. |