Asplenik çocuk Aspleni şu nedenlere bağlıdır: (1) dalağın cerrahi olarak çıkarılması, (2) orak hücre anemisi
gibi belli hastalıklar (fonksiyonel aspleni) veya (3) konjenital aspleni. Bütün asplenik
bebekler, çocuklar, ergenler ve erişkinlerde aspleninin nedeninden bağımsız olarak
fulminan bakteriyemi riski artmıştır ve bu da yüksek mortalite oranı ile ilişkilidir. Fulminan
bakteriyemiye duyarlı olma durumu büyük oranda altta yatan hastalık tarafından belirlenir.
Splenektomi geçirmemiş sağlıklı çocuklar ile karşılaştırıldığında travmadan sonra
splenektomi geçirmiş çocukların septisemiden ölüm olasılığı 50 kat, orak hücreli çocuklarınölüm olasılığı ise 350 kat artmıştır ve talasemi nedeni ile splenektomi geçirmiş olan hastalarda
olasılık daha da yüksek olabilir. Yaşı daha küçük olan çocuklarda da bakteriyemi
riski daha yüksektir ve splenektomiden hemen sonraki yıllarda risk özellikle yüksektir.
Ancak, splenektomiden 25 yıl sonra bile erişkinlerde fulminan bakteriyemi olguları
bildirilmiştir.
Asplenik çocuklarda en önemli patojen streptococcus pneumoniae’dir. Daha nadir
bakteriyemi nedenleri arasında ise Hib, Neisseria meningitidis, diğer streptokoklar,
Escherichia coli, Staphhylococcus aureus ve Salmonella türleri, Klebsiella türleri ve
Pseudomonas aeruginosa gibi gram negatif basiller sayılabilir. Fonksiyonel ya da anatomik
olarak asplenik olan kişiler ölümcül sıtma ve babesiosis bakımından da risk altındadırlar.
Tüm asplenik çocuklara uygun yaşta konjüge veya polisakkarid pnömokok aşısı endikedir.
Konjüge veya polisakkarid aşı ile aşılanan çocuklara 2 yaşında veya daha sonra tekrar
doz aşı uygulanmalıdır. Hib enfeksiyonlarına karşı aşılama, diğer sağlıklı çocuklara ve
daha önce aşılanmamış asplenik çocuklarda önerildiği gibi, 2 aylıkken başlamalıdır ve
daha ince Hib aşısı uygulanmamış tüm asplenili çocuklara uygulanmalıdır. 2 yaş ve dahaüzeri asplenik çocuklara kuadrivalan meningokok polisakkarid aşısı da uygulanmalıdır.
Asplenik çocuklarda meningokok aşılarının etkinliği kesin değildir, ancak bu aşının da
pnömokok aşısı kadar etkin olması olasıdır. Bu aşıları ayrı şırıngalarda ve farklı yerlere
176 Özel klinik durumlar aynı zamanda vermenin bilinen hiçbir kontrendikasyonu yoktur. Ülkemizde halen ruhsatlı
olan meningokok aşıları konjüge olmayan polisakkarid aşılar olduklarından 5 yaşın
altındaki çocuklar için daha büyük olanlar kadar koruyucu olmayabilirler. Ancak bazıülkelerde konjüge meningokok aşıları ruhsat almıştır.
Aşılanma durumlarından bağımsız olarak, pek çok asplenik çocuk için pnömokok enfeksiyonlarına karşı günlük antimikrobiyal profilaksi uygulanması önerilmektedir. Orak hücreli
anemisi olan bebeklere invazif pnömokok hastalığına karşı oral penisilin profilaksisi anemi
tanısı konar konmaz ve tercihen 2 aylıktan itibaren başlanmalıdır.
Antimikrobiyal profilaksinin etkinliği yalnızca orak hücreli anemisi olan hastalarda
kanıtlanmış olmasına karşın, özellikle malign neoplazması veya talasemisi bulunanlar gibi
yüksek risk altında bulunan diğer asplenik çocuklar da günlük kemoprofilaksi alabilir.
Travmadan sonra splenektomi geçirmiş hastalar konusunda daha az görüş birliği vardır.
Genelde, 5 yaşın altında olan çocuklara splenektomiden en az 1 yıl sonrasına kadar
antimikrobiyal profilaksi (aşılamaya ek olarak) verilmesi düşünülmelidir.
Kemoprofilaksinin bırakılması gereken yaşa genelde ampirik olarak karar verilir. Çok
merkezli bir çalışmaya dayanarak, düzenli tıbbi gözetim altında olan ve ağır bir pnömokok
enfeksiyonu ya da cerrahi splenoktomi geçirmemiş olan yaklaşık 5 yaşındaki çocuklarda
profilaktik penisilin uygulamasına son verilebilir. Diğer nedenlere bağlı asplenili çocuklardaki
uygun profilaksi süresi ise bilinmemektedir. Bazı uzmanlar profilaksiye, özellikle
asplenili yüksek risk altındaki hastalarda tüm çocukluk dönemi boyunca ve erişkinlikte
de devam etmektedirler.
Antimikrobiyal profilaksi için genellikle oral penisilin V (5 yaştan küçük çocuklara 125 mg,
günde iki kez ve 5 yaştan büyük çocuklara 250 mg, günde iki kez) önerilmektedir. Bazı
uzmanlar amoksisilin (20 mg/kg/gün) önermektedirler. Son yıllarda, Amerika Birleşik
Devletleri’nin pek çok yöresinde penisiline karşı orta ve yüksek düzeyde dirençli
pnömokok izolatlarının oranı artmıştır. Önerilen kemoprofilaksi rejiminde değişiklik
gerekip gerekmediğini belirlemek için dirençli pnömokoklara ilişkin taramaların sürmesigerekmektedir.
Antimikrobiyal profilaksi kullanılırken anne-babalara ve hastalara bunun sınırlılıkları vurgulanmalı
dır. Fulminan sepsise yol açabilecek olan bazı bakterilerin profilaksi için verilen
antimikrobiyal ajanlara duyarlı olmayabileceğini bilmelidirler. Anne ve babalar bütün
ateşli hastalıkların asplenik çocukta potansiyel olarak tehlikeli olduğunun ve fulminan
bakteriyeminin ilk bulguları ve semptomları sinsi olabileceğinden hemen tıbbi yardım
istemelerinin gerekli olduğunun bilincinde olmalıdırlar. Bakteriyemi olasılığı varlığında
doktor çocuğu hastaneye yatırmalı, kan ve diğer kültürler için örnek almalı ve S. pneumoniae,
H. inşuenzae ve N. meningitidis için etkili antimikrobiyal tedaviye başlamalıdır.
Bazı klinik durumlarda aminoglikozidler gibi diğer antibiyotikler endike olabilir.
Asplenik bir çocuk tıbbi yardıma erişilemeyecek bir yere yolculuğa çıkıyor ya da böyle
bir yerde ikamet ediyorsa, uygun antibiyotik önceden hazır bulundurulmalı ve çocuğun
bakımından sorumlu olan kişiye uygun kullanım ile ilgili talimatlar verilmelidir.
Mümkünse splenektominin alternatişeri gözden geçirilmelidir. Konjenital hemolitik
anemilerde splenektomiyi mümkün olduğu kadar uzun süre ertelemek, aksesuar dalakları
muhafaza etmek, dalağın selim tümörleri için parsiyel splenektomi yapmak, splenik travmada
konservatif (ameliyat içermeyen) tedavi yaklaşımında bulunmak veya mümkün
olan durumlarda dalağı çıkarmak yerine onarmak ve bağışıklık yetersizliği olan durumlarda
(örn. Wiscott Aldrich Sendromu) mümkünse splenoktomiden kaçınmak olası tedavi
seçenekleri arasındadır. |